2017, Cilt 26, Sayı 2, Sayfa(lar) 183-189
Hemodiyaliz Hastalarında Biyoempedansla Değerlendirilen Volüm ve Beslenme Belirteçleri ile Mortalite İlişkisi
DOI 10.5262/tndt.2017.1002.09
Ender HÜR1, Şennur BUDAK KÖSE2, Kemal MAĞDEN1, Gürsel YILDIZ3, Utku SOYALTIN1, Bilal TOKA1, Naki TURAN4, Saadet ÇELİKÖRS5, Bünyamin ALTUNDAL4, Ali TUNÇ4, Adil YILMAZ4, Ahmet SİVRİ4, Siren SEZER5, Soner DUMAN6
1Bülent Ecevit University Faculty of Medicine, Department of Nephrology, Zonguldak, Turkey
2İstanbul Education and Research Hospital, Department of Nephrology, İstanbul, Turkey
3Zonguldak Atatürk State Hospital, Department of Nephrology, Zonguldak, Turkey
4Zonguldak Can, Hemodialysis Centers, Zonguldak, Turkey
5Başkent University Faculty of Medicine, Zonguldak Hemodialysis Centers, Zonguldak, Turkey
6Ege University Faculty of Medicine, Department of Nephrology, İzmir, Turkey
Anahtar Sözcükler: Aşırı hidrasyon, Biyoempedans, Malnütrisyon, Yağ kitle endeksi, Mortalite

AMAÇ: Hemodiyalizde hipervolemi ve malnütrisyon çoğu kez gözden kaçan risk faktörleridir. Çalışmamızda amaç, biyoempedans sektroskopi (BİS) ile gösterilen hipervolemi ve malnütrisyonun uzun dönem sağkalım üzerine etkisini araştırmaktır (Clinical Trials. gov Identifier:NCT01468363).

GEREÇ ve YÖNTEMLER: Çalışmaya 431 prevalan HD hastası alınarak 32,2±14,4 ay takip edilmiştir. Hastalara BIS ölçümü yapılmış, ilaç kullanımları, bazal ve çalışma sonundaki rutin tetkikleri değerlendirilmiştir. Çalışma süresince hastane yatışları, seanslar sırasında yaşanan komplikasyonlar değerlendirilmiştir.

BULGULAR: Yaş ortalaması 59,4±14,6 (10-92) yıl olan toplam 431 (%53,6’sı erkek) hastadan 125’i çalışma sonunda exitus olmuştur. Diyabet oranı %47, eritropoietin %67, diüretik kullanımı %40, prediyaliz sistolik kan basıncı 133,4±25,8 diyastolik kan basıncı 79,2±12,4 mm Hg dir. Ölen hastaların diyabet oranı, hastaneye yatışları ve kan transfüzyon sayıları daha fazla idi. Ölen hastalarda: klinik hipervolemi bulgularından diyastolik kan basıncı, BİS hipervolemi göstergesi olan aşırıhidrasyon (OH), Hücredışı su (ECW), artmış, malnütrisyon bulgusu olarak yağ kitle endeksi azalmıştı. Bu grupta anlamlı anemi ve hipoalbuminemi mevcuttu. Biyoempedans verilerine göre göreceli hidrasyon durumu OH/ECW değerlendirildiğinde, kümülatif sağkalım, hipervolemik olanlarda daha düşük olarak bulundu.

SONUÇ: Hemodiyaliz hastalarında hipervolemi ve malnütrisyon uzun dönem mortalite göstergesidir, erken tanı ve zamanında müdahale çok önemlidir. Klinik bulgular tanıda yeterli olmayabilir laboratuvar verileri ve BİS yöntemi hipervolemi ve malnütrisyon tanısında kullanılabilir.


Türk Nefroloji Derneği'nin yayın organıdır.