2018, Cilt 27, Sayı 1, Sayfa(lar) 032-038
Renovasküler Hipertansiyon Şüphesi Olan Hastalarda Klinik İpuçlarının Değerlendirilmesi
DOI 10.5262/tndt.2018.1001.03
Nihan TEKKARIŞMAZ1, Dilek TORUN1, Uğur ÖZKAN2, Ayşegül ZÜMRÜTDAL3, Fatma Nurhan ÖZDEMIR ACAR4
1Başkent University, Faculty of Medicine, Department of Nephrology, Adana, Turkey
2Private Adana Middle East Hospital, Department of Interventional Radiology, Adana, Turkey
3Acıbadem Adana Hospital, Department of Nephrology, Adana, Turkey
4Başkent University, Faculty of Medicine, Department of Nephrology, Ankara, Turkey
Anahtar Sözcükler: Renovasküler hipertansiyon, Renal arter stenozu, Manyetik rezonans anjiyografi

AMAÇ: Renovasküler hipertansiyon (RVH); erken teşhis edildiğinde sekonder hipertansiyonun en fazla düzeltilebilme ihtimali olan nedenlerinden biridir. RVH’u destekleyen pek çok klinik ipucu bulunmaktadır. Çalışmanın amacı, RVH tanısında, klinik ve laboratuvar ipuçlarından hangilerinin daha belirleyici olduğunu bulmak ve renal anjiyografi yapılması gereken hastaları belirlemektir.

GEREÇ ve YÖNTEMLER: Çalışmaya hipertansiyon nedeni ile başvuran ve RVH için risk faktörü taşıyan 184 hasta dahil edildi. Tüm hastalara üç boyutlu kontrastlı manyetik rezonans anjiyografi (MRA) uygulandı. Hastalar MRA sonucuna göre; renal arter stenozu olanlar ve olmayanlar şeklinde iki gruba ayrıldı.

BULGULAR: İleri yaş, düşük vücut kitle indeksi, yüksek serum kreatinin seviyesi, proteinüri, diabetes mellitus ve koroner arter hastalığı varlığı, RVH için önemli risk faktörleri olarak bulundu. Koroner arter hastalığı öyküsü ile renal asimetri varlığı bağımsız risk faktörü olarak saptandı.

SONUÇ: Sonuç olarak, ayrıntılı öykü alınması ve böbrek boyutunun değerlendirilmesi hipertansiyon hastaları için büyük önem taşımaktadır. Koroner arter hastalığı ve böbrek boyutları arasında 1.5 cm’den büyük fark, RVH’nun güçlü birer göstergesi olabilir.


Türk Nefroloji Derneği'nin yayın organıdır.